• Reklam

Gökova'da yeşilin elli tonu! Salgın sonrası burası size her şeyi unutturacak…

Eski bir balıkçı kasabası olan Akyaka, Muğla’nın Ula İlçesine bağlı. 1988 yılında doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan kasabanın tarihi dokusu korunabilmiş. Eski “ Ula Evleri ”olarak bilinen beyaz, ahşap cumbalı evleri kasabaya ayrı bir güzellik katıyor. Öyle ki Akyaka 2011 yılında “Sakin Şehir / Cittaslow ” seçildi. Şu sıralar koronavirüs nedeniyle en mutsuz günlerini yaşasa da tekrar eski günlerine döneceği günler yakın.

Gökova'da yeşilin elli tonu! Salgın sonrası burası size her şeyi unutturacak…

Eski bir balıkçı kasabası olan Akyaka, Muğla’nın Ula İlçesine bağlı. 1988 yılında doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan kasabanın tarihi dokusu korunabilmiş. Eski “ Ula Evleri ”olarak bilinen beyaz, ahşap cumbalı evleri kasabaya ayrı bir güzellik katıyor. Öyle ki Akyaka 2011 yılında “Sakin Şehir / Cittaslow ” seçildi. Şu sıralar koronavirüs nedeniyle en mutsuz günlerini yaşasa da tekrar eski günlerine döneceği günler yakın.

Gökova'da yeşilin elli tonu! Salgın sonrası burası size her şeyi unutturacak…
14 Mayıs 2020 - 05:38

 



 İşte size salgın sonrası dönemde her şeyi unutacağınız Akyaka gezi rehberi

Akyaka, sonbahar ve ilkbahar dönemi dışında yaz aylarında deniz turizmi nedeniyle oldukça rağbet görüyor. Kasabanın adını taşıyan Akyaka Plajı ve Çınar Plajı en çok tercih edilenlerin başında geliyor. Ancak Kadın Azmağı olarak bilinen Azmak Nehri, yılın her dönemi ziyaretçileri beldeye çekmek için başlı başına yeterli. Muhtemelen size de daha önce böylesini görmedim dedirtecek güzellikte olan Azmak Nehri’nin üzerinde, küçük gezi tekneleri ile oldukça düşük ücretlerle, ortalama 20 dakikalık bir gezintiye çıkabilirsiniz.


​​​​​​

Suya rengini veren binlerce devasa su bitkisi kendinizi olduğunuzdan çok daha uzaklarda hissettirecek. Nehirde avlanmak yasak olduğundan, tekneniz sazlıkların arasında ilerlerken, suyun dibinde çıplak gözle görebileceğiniz birçok balık türünün yanı sıra yaban ördekleri ve birbirinden güzel kuş sesleri gezinizde size eşlik edecek.

 

Bir şeyler yemek için nehir kıyısında sıralanmış balık restoranlarını tercih edebilir bir yandan taze balıkların ve Ege otlarının tadını çıkarırken bir yandan da coşkuyla akan nehri seyre dalabilirsiniz.


​​​​​​

Daha önce tatmadıysanız Ege’nin meşhurlarından kaya koruğuna ve börülceye, benim de favorilerimden olan yoğurtlamaya mutlaka sofranızda yer vermelisiniz. Azmak Nehri’ne komşu olanların yanı sıra kasabanın çarşısında da yemek yiyebileceğiniz birçok yer seçeneği mevcut.

 
​​​​​​​

Çarşıya ulaşmak için azmak boyunca yürüyüşe çıkabilir ve hatta okaliptüs ağaçları ile çevrili Âşıklar Yolu’ndan geçebilirsiniz. Çarşıdaki irili ufaklı dükkânlardan ve tezgâhlardan alışverişin tadını çıkarabileceğiniz gibi bölgenin meşhur çam balını da satın alabilirsiniz. Ayrıca köy pazarına uğrayabilir birbirinden leziz köy ürünlerine kolayca ulaşabilirsiniz.


​​​​​​​

Akyaka bisiklet sürmek isteyenler için doğal parkurları ile oldukça cezbedici. Üstelik kasabada bisiklet kiralayabileceğiniz işletmeler de bulunuyor. Siz de adrenalin sevenlerdenseniz uçurtma sörfünü kesinlikle denemelisiniz. Çünkü Akyaka Avrupa’nın en iyi kiteboard pisti olarak biliniyor.

 
​​​​​​​

Kasabada yılın çeşitli dönemlerinde Susam ve Çam Balı (Kasım), Balık Tadımı (Haziran) ve Uçurtma (Nisan )Festival’leri yapılıyor. Tabii koronavirüs nedeniyle tüm bu etkinlikler askıya alınmış durumda. Muhtemelen önümüzdeki yıl tekrar başlar. Eminim Akyaka, salgın sonrası dönemde hafızanıza unutulmaz kareler ekleyece ve her şeyi unutturacak.


​​​​​​​

Şimdilik ‘evde kalı’yoruz her şey bittiğinde Akyaka’ya ışınlanıyoruz. Sağlıkla kalın…


Sinem KABADAYI
Sinem KABADAYI