“Kullanılan kelimeler iletinin yönünü belirler”

Büyükşehir Akademi’de dersler devam ediyor. Edebiyat ve Film Atölyesi dersinde Enver Gülşen, “Konuşma dili ile edebiyat dili arasında inkar edilemez ve büyükçe bir fark vardır. Bu sinema sektörü içinde aynıdır. Kullanılan kelimeler, anlatılan ve anlatılmak istenenler iletinin yönünü belirleyici etmenlerdir” dedi.

“Kullanılan kelimeler iletinin yönünü belirler”

Büyükşehir Akademi’de dersler devam ediyor. Edebiyat ve Film Atölyesi dersinde Enver Gülşen, “Konuşma dili ile edebiyat dili arasında inkar edilemez ve büyükçe bir fark vardır. Bu sinema sektörü içinde aynıdır. Kullanılan kelimeler, anlatılan ve anlatılmak istenenler iletinin yönünü belirleyici etmenlerdir” dedi.

“Kullanılan kelimeler iletinin yönünü belirler”
12 Kasım 2019 - 14:23


Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen
Akademi dersleri devam ediyor. Ofis Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen Edebiyat ve Film Atölyesi
dersinde Enver Gülşen, edebiyat dili ile sinema dili arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları katılımcılarla
paylaştı.

Aralarındaki fark inkar edilemez
Konuşma dili ile edebi dil arasındaki farklılıklara değinen Enver Gülşen, “Sanat dile bağlı bir
edebiyattır. Başlangıçta dili öğrenmemiz, bilmemiz ve konuşmamız gerekmektedir. Konuşma dili ile
edebiyat dili arasında inkar edilemez ve büyükçe bir fark vardır. Örneğin; emlak vergisi beyannamesi ile
Dostoyevski’nin metnini karşılaştırdığımızda hangisinin edebi bir yazı olduğunu anlamak zor değil.
Edebi ağırlıklı metinlerin, normal metinlerle kıyaslandığında da fark edileceği kriterler vardır. Bu
sinema sektörü içinde aynıdır. Kullanılan kelimeler, anlatılan ve anlatılmak istenenler iletinin yönünü
belirleyici etmenlerdir” dedi.

Dilin kullanış biçimi insanları etkileyebilir
Gülşen, “Dilin kullanış biçimi, edebiyatı ve insanları etkilemesi kaçınılmaz bir geçektir. Dilin bir
gönderisi, dolaylaması vardır. Her eşyanın, olayın hatta yaşadıklarımızın bile karşılık gelen anlamı
vardır. Dildeki karşılık o nesneyle nasıl bir ilişki kurduğuna göre değişir. Günlük dilde daha birebirdir
tam karşılığını verir. Örneğin; masa dediğimde hemen hemen herkesin zihninde aynı nesne
canlanıyordur ancak şair bir metninde masa kelimesini kullanıyorsa onu farklı bir anlamda kullanıyor
olabilir. Edebiyat içerisindeki dil, günlük konuşma dilinin bizlere yetmemesinden kaynaklı meydana
gelmiştir” dedi.