Tahvil faizleri jeopolitik risklerle hızlı düştü

Küresel piyasalar 2020'ye ılımlı başlamış olsa da yeni yılın ilk haftasında artan jeopolitik riskler emtia fiyatlarını rekor seviyelere taşırken, tahvil faizleri hızla geri çekildi.

Tahvil faizleri jeopolitik risklerle hızlı düştü

Küresel piyasalar 2020'ye ılımlı başlamış olsa da yeni yılın ilk haftasında artan jeopolitik riskler emtia fiyatlarını rekor seviyelere taşırken, tahvil faizleri hızla geri çekildi.

Tahvil faizleri jeopolitik risklerle hızlı düştü
08 Ocak 2020 - 09:38

ABD'nin İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi öldürmesi sonucu hızla artan risk algısına paralel güvenli liman olarak görülen varlık fiyatlarında büyük oynaklık gözlemlendi.

Küresel piyasalar, 2020'ye ılımlı başlamış olsa da, yeni yılın henüz ilk haftasında artan jeopolitik riskler emtia fiyatlarını rekor seviyelere taşırken, tahvil faizleri hızla geri çekildi.

Azalan risk iştahıyla güvenli liman olarak görülen gelişmiş ülke tahvillerinde önemli talep artışı yaşandı. Tahvillerin yapısı gereği tahvil fiyatı ve getirisi ters yönde hareket ederken, düşen tahvil getirileri yatırımcıların güvenli limanlara olan ilgisini ortaya koyuyor.

ABD 10 yıllık devlet tahvili getirilerinin 2 Ocak'ta yüzde 1,94 seviyesini test etmesine karşılık, artan jeopolitik risklerle birlikte 18 baz puana yakın düşerek yüzde 1,76 seviyesine indi.

Geleneksel güvenli liman kabul edilen varlıklardan Almanya 10 yıllık devlet tahvili faizleri de Mayıs 2019'daki seviyelerine yükseldikten sonra artan tahvil talebiyle 15 baz puanlık düşüş kaydetti.

Buna göre, 2 Ocak'ta sıfırın altında yüzde 0,16 seviyelerine kadar yükselen Almanya 10 yıllık tahvil getirileri, artan jeopolitik riskleri takiben 15 baz puanlık düşüşle sıfırın altında yüzde 0,31'e kadar geriledi.

Tahvil getirileri Ekim 2019'dan bu yana ticaret görüşmeleri ve iyileşme eğiliminde hareket eden küresel ekonomi kaynaklı artan risk iştahına paralel yükseliş eğiliminde seyrediyordu.

EMTİA FİYATLARI JEOPOLİTİK GERİLİMLE YÜKSELDİ

Hızla artan risk algısının etkisiyle altının ons fiyatı 1.582 dolarla yaklaşık 7 yılın, gram altın da 303,7 lira 5,5 ayın zirvesini gördü.

Brent petrolün varil fiyatı da artan gerilim sonrası 71 dolar seviyesini aştı. Brent petrol 70 dolar seviyesini en son Mayıs 2019'da görmüştü. Cuma günü Eylül 2019'dan bu yana en hızlı günlük yükselişini kaydeden Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 3,78 değer kazandı.

Japon Yen'i de artan risk algısına paralel dolar karşısında 108,0 ile son 3 ayın en yükseğine çıkarken, günlük bazda Ekim 2019'dan bu yana en hızlı günlük yükselişe işaret etti.

Küresel bazda pay piyasaları ise ABD ile İran arasındaki gerilim sonrası satıcılı seyretti. Özellikle Orta Doğu'daki ülkelerin borsalarında yüzde 5'lik kayıplar yaşanırken, analistler, iki ülke arasındaki gerilimin devam etmesi durumunda kayıpların devam edebileceğini dile getirdi.
Pazartesi günü gelişmiş ülke pay piyasalarında satıcılı seyir devam ederken, bazı piyasalarda kayıplar yüzde 2'lere yaklaştı.

"TAHVİL GETİRİLERİ JEOPOLİTİK RİSKLERİN OLUŞTURACAĞI ENFLASYONİST BASKIYLA YÜKSELEBİLİR"

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan, ABD-İran gerginliğinin ABD bonoları başta olmak üzere gelişmiş ülke bonolarına alım getirdiğini, gerginliğin daha büyük bir çatışmaya dönmesi durumunda alımların devamının beklenebileceğini kaydetti.

Uzun vadeli bakıldığında ise farklı dinamiklerin devreye girmesinin söz konusu olacağını belirten Manukyan, jeopolitik risk priminin önceki yıllara oranla daha kalıcı olmasının beklenebileceğini vurgulayarak, "Jeopolitik risk algısı petrol fiyatlarını dolayısıyla global maliyetleri daha yüksek bir seviyede tutacak." dedi.
Manukyan, jeopolitik risklerdeki artışın maliyetlere etkisi vasıtasıyla uzun vadede tahvil getirilerini etkileyebileceğine değindi.

Tahvil getirilerinin jeopolitik risklerin oluşturacağı enflasyonist baskıyla yükselebileceğini kaydeden Manukyan, son 50 yılda olduğu gibi getirilerde pozitif seviyelere gelmesinin söz konusu olacağını dile getirdi.

Manukyan, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 3 kez faiz indirmesine rağmen, ağırlıklı Avrupa tahvillerinden oluşan negatif getirili tahvil stokunun 5 trilyon dolar daraldığına dikkati çekerek, piyasa faizlerinin merkez bankalarına rağmen yükseldiğini söyledi.

Düşük Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri ile global gerginliklerin kısa vadede getirilerin yükselişini sınırlama potansiyeli olsa da piyasaların merkez bankalarına güveninin azaldığını ifade eden Manukyan, yüksek borç seviyelerinin ise giderek daha fazla soru işareti uyandırdığını kaydetti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum